Ana Sayfa Genel, Gündem 4 Ocak 2026 96 Görüntüleme

SELÇUKLU TÜRK MİMARİSİ ÇALKEBİR EVLERİNDE AHŞABA İŞLENMİŞ TENGRİ (TANRI) TAMGASI

Çalkebir Evlerindeki Tamgalar Kültürel Sürekliliğe İşaret Ediyor

Halı, kilim, heybe gibi dokuma ürünleriyle   taş  tunç, bakır, kılıç gibi metal eşyalar üzerine işlenen çeşitli tamgalar, Türk kültürünün izlerini günümüze kadar taşımıştır. Bu tamgaların, yalnızca süsleme unsuru değil, aynı zamanda bir inanç ve anlam dünyasının yansıması olduğu bilinmektedir.

Türklerin günlük hayatta kullandıkları eşyalar üzerine işledikleri tamgaları, yaşadıkları mekânlara da belirgin biçimde aktardıkları görülür. Türk mimarisinde evlerin kapılarına işlenen bu semboller, yaşam alanının kutsallığını ve kimliğini simgeler.

Ev kapılarında görülen sembollerin, öteki âleme de taşındığı; mezar şahideleri üzerindeki tamgalardan anlaşılmaktadır. Bu durum, tamgaların yalnızca dünyevî değil, metafizik bir anlam da taşıdığını ortaya koyar.

Kozmik evreni anlamaya çalışan Türkler, kendilerine özgü bir tamga dili geliştirmiştir. Kapılarda güneş sembolünün kullanılması, yaratılışın ve yaşamın ışıkla başladığı inancını simgelerken; sonsuzluk düşüncesi ve içsel inanç dünyası da bu semboller aracılığıyla ifade edilmiştir.

Ahşap kapı üzerindeki işçilik ve bezemelerden, bu yapının  yapım aşamasının birkaç yıl olması düşünüldüğünde 18. yüzyılın  son yıllarında yapıldığı anlaşılmaktadır.

İnanç, Sembolü Kapıda: Çalkebir Evlerinde Tengri, Tanrı Tamgaları

İnsanlık, varoluşundan bu yana kendi iç inancını şekillendirirken bu inancı anlatma ihtiyacını taş, ahşap ve çeşitli metaller üzerine işlediği semboller aracılığıyla ifade etmiştir. Tanrı’ya bağlılığını anlatmanın bir yolu olarak sembolizmi tercih etmiş; yüzyıllar boyunca süregelen bu sanatsal anlatım, ahşap işçiliğiyle bilinen Selçuklu mimarisinde özellikle ev kapılarında kendine yer bulmuştur.

İnanç kültürünün önemli bir unsuru olan Tanrı tamgası, kutsal kabul edilen bir motif olarak Anadolu’da yaygın biçimde görülmektedir. Tanrı kavramını ifade eden bu motifleşmiş simgeler, kapı süslemelerinde rastgele seçilmemiştir. Türk kültüründe inancın sanata yansıması, semboller aracılığıyla somutlaştırılmıştır.

Türklerde Tanrı inancının sembolü olan Tanrı tamgası, inanç kimliğinin bir göstergesi ve kültürün kutsal bir ifadesi olarak kabul edilmiştir.

Çalkebir evlerinin kapılarında, geometrik bezemelerin yanı sıra, bir kapı üzerinde iki farklı Tanrı tamgası dikkat çekmektedir.
Birinci sembol, artı (+) biçimindedir ve artının uçları lale formunu andıran bir görünüme sahiptir.
İkinci sembolde ise kollarında kırılma olmayan, dört adet şeridin doksan derecelik açılarla birleştirilmesiyle oluşan bir şerit çıta görülmekte; bu şekil de Tanrı tamgası olarak yorumlanmaktadır.

 

 

İkonografi, dinî simgeleri konu alan sanat tarihi açısından önemli bir alan olup, bu yapıların kapılarında süsleme unsuru olarak görülen tamgalar da bu bağlamda dikkat çekmektedir. Bilim insanlarınca adeta bir “ikonografi müzesi” niteliği taşıyan bu köy, incelemeye ve araştırmaya değer bulunmakta; ayakta sağlam kalan yapılarından biri olarak korunması gereken önemli bir eser olarak öne çıkmaktadır.

 

 

Çalkebir’deki geleneksel Selçuklu mimarisi evlerde yer alan süslemeler ile ahşap kapılarda görülen tamga  motifler, Türklerin Orta Asya’dan Anadolu’ya, Anadolu’dan Orta Asya’ya uzanan kültürel mirasıyla ilişkilendirilebilecek izler barındırmaktadır. Bu süslemelerin yalnızca estetik kaygılarla değil, aynı zamanda inanç ve kimlik aktarımı amacıyla da kullanıldığı bilinmektedir. Türk kültüründe inanç tamgalarının, öteki âleme dair anlamlar taşıyarak mezar şahidelerinde de zaman zaman yer aldığı görülmektedir.

 

.            .Kenarları lale motifi ortasındaki gün ay sembolü şeklinde süslenmiş bir ahşap levha

Ahşap kapılar üzerindeki işlemeler, görsel güzelliğin ötesinde, spiritüel bir anlatım ve kültürel inanç bağlamında kimlik bilgisini günümüze taşıyan semboller olarak dikkat çekmektedir. Derin anlamlar içerdiği düşünülen bu tamgalar, Türk kültüründe semboller aracılığıyla inancın ifade edilmesine dayanan köklü bir geleneğin izlerini yansıtmaktadır.

Anadolu’da bir Türkmen yerleşimi olan bu köyde,  türkmen bir aileye ait bir konakta süsleme unsurları arasında Tanrı inancını simgeleyen motiflerin yer alması, on dört bin yıldan beri söz konusu sembollerin Türklere özgü kültürel unsurlar olduğuna dair bilgiyi güçlendirmektedir  Türk yaşam alanlarında, özellikle ev kapılarında kullanılan sembollerin, Tanrı inancının sembolik bir anlatım dili olduğu düşünülmektedir.

 

Araştırmalara göre Türklerde Tanrı inancının sembollerle ifade edilmesi, on binlerce yıl öncesine uzanan bir geçmişe dayanmaktadır. İnancın iç dünyadan dış dünyaya yansıtılmasında sembollerin üstlendiği rol, bu geleneğin sürekliliğini açıklayan önemli bir unsur olarak değerlendirilmektedir. Bu yönüyle semboller, Türk kültürüne özgü bir özellik olarak kabul edilirken, aynı zamanda siyasi ve toplumsal hayatla iç içe geçmiş bir inanç ve düşünce sisteminin parçası olarak görülmektedir.

Öte yandan bazı araştırmacılar, farklı kültürler arasındaki sembolik benzerliklere de dikkat çekmektedir. Viking mitolojisinde öne çıkan Thor ve Odin gibi tanrı figürlerinin adlarıyla Türkçe kavramlar arasında benzerlik kurulabileceği yönünde görüşler bulunmaktadır. Thor adının “TUR”, Odin adının ise “OT-İN” (inen ateş) kavramlarıyla ilişkilendirilebileceği yönündeki yorumlar, tarihsel temaslar ya da ortak bir sembolik dil ihtimali çerçevesinde ele alınmaktadır.

Türk kültüründe semboller, yüzyıllar boyunca yaşamın anlamlandırılmasında önemli bir rol oynamıştır. Bu manevi semboller; kimi zaman bir camide, kimi zaman bir evin kapısında, kimi zaman bir mezar şahidesinde ya da bir kervansaray duvarında karşımıza çıkmıştır. Günümüzde bu sembollerin anlamları büyük ölçüde unutulmuş olsa da, iç bilinçte hâlâ güçlü bir yer tuttukları görülmektedir.

Bu nedenle Çalkebir evlerindeki süslemeler ve tamgalar, yalnızca estetik öğeler olarak değil; kültürel sürekliliği yansıtan, yaşayan mirasın önemli örnekleri olarak değerlendirilmesi gereken unsurlar arasında yer almaktadır.Türk inancında semboller bazen  doğada var olan çiçek ve kozmik evreni anlatan güneş süslemesiyle anlatılmaktadır.

ARAŞTIRMACI

AHMET  AKBAY

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Hazır Site by Uzman Tescil