Ana Sayfa Genel, Gündem 9 Haziran 2026 21 Görüntüleme

”KAHRAMANLIK GÜNÜ” FATİH YAZAN KALEMİNDEN

BİLİNMESİ GEREKEN AMA SADECE TÜRKLERİN BİLMEDİĞİ

TÜRK İSTİKLAL YOLU

9 HAZİRAN İNEBOLU ŞEREF VE KAHRAMANLIK GÜNÜ

Giresun da “Kahraman Giresun” olarak adlandırılmalıdır.

İkinci İstiklal Yolu da Alanya Barcın Yaylası’ndan Taşkent-Konya güzergâhına verilmelidir. ??!!

Millî mücadele veren dört Bahşişli kolu: Gülnar, Anamur, Gazipaşa (bu isim buradan verildi), Alanya. Ben, Alanya Bahşişli Yörüklerini temsilen (Ahmet Yesevi – Hasan Uşağı – Bahşişli kökleri) ve Başdere Koyağı ile çevre köyleri adına yazıyorum.

Hem Giresun’un Karadeniz’in dağlarında Müslüman Türklere yapılan mezalimi durdurmaları, hem Kurtuluş Savaşı’nda cephe cephe savaşmaları, şehitler vermeleri önemlidir. 🙏🙏

Samsun işgal altında olunca, Mustafa Kemal’i Samsun’da karşılayanların içinde, İngiliz komutanın anılarında belirttiği gibi, uzun boylu ve siyah elbiseli bir grup vardı. Ayrıca 1926’ya kadar Atatürk’ün korumalığını da yapmışlardır.

Karadeniz incelemelerimde Topal Ağa’ya hakaretlerin biri bin parça olunca araştırmaya başladım. 1952’de tüm orduyu tekrar Amerika’ya bağlayanlar, bütün millî kahramanlara hakaret ediyorlardı.

Millî Mücadele Havza’da başladı.

Topal Ağa, Trabzon’dan İnebolu’ya kadar Hristiyan eşkıyaya kök söktürmüştür. Giresun bu payeyi fazlasıyla hak ediyor.

Osmanlı, Boğazları 1774’te Ruslara kapatınca Ruslar Yunanistan’ı kurdu ve Karadeniz’de, Balkanlar’da ve doğuda korkunç Müslüman Türk katliamlarına kapı açıldı.

Yunanlıları 1800’lerde İzmir’e, Çanakkale’ye, başkente ve Selanik’e taşımaya başladılar. Amaç Boğazların kontrolüydü.

Osmanlı’yı yerle bir eden Ruslar ve onları bir müddet sonra engelleyen İngilizler… Dört bin kilometre gelmiş, önce Osmanlı’yı koruyor, sonra işgal ediyor. Biz ise İngiliz vatandaşı olmuş feslinin iftiralarına cevap veriyoruz!?

13 Kasım 1918’de Osmanlı’nın başkentine çıkarma yapıp Karadeniz sahillerini işgal ettiler. Amerika bu işgale 12 gemiyle katıldı ve Yunan ordusuna silah, gemi ve her türlü desteği İngilizlerle birlikte verdi.

Sanırım hem Rusları hem de dağlara sürülmüş Türkleri hesap edemediler.

Ruslar öylece kaldı. Türk temizliği hiç ummadıkları bir yere gitti ve Yunanistan’ı onlar kurmuşken bir anda İngilizlerin eline geçti. Göremedikleri şey ise, 1878’de Kıbrıs Rus işgalini önledi diye İngilizlere verildiğinde onların Yunanlıları adaya taşımaya başlamış olmalarıydı.

Bugün de bütün mesele Boğazlar ve Karadenizdir.

1917 İhtilali ile idaresi değişen Ruslar, Türk ordusuna 300 bin ton silah desteği verdiler. İngilizlerden kurtulalım diye savaş bölgesine heyet bile gönderdiler.

İşte bu silahlar İnebolu’ya açıktan denk kayıkları ile taşındı.

İngilizler bir taraftan kiliselere silah yığıyor, son Müslüman Türkü Anadolu’dan temizlemeyi planlıyor. İnebolu’daki tepedeki kiliseye Osmanlı’dan teslim aldığı silahları gece gizlice getiriyor.

Aynı zamanda teslim edilen silahlardan bizimkiler çalıp onları küçük kayıklarla Anadolu yakasına ve İnebolu’ya kadar getirmiştir.

Bu sevkiyatı haber alan İngilizler bölgede devriye gezmeye başlamış, hatta İnebolu’yu bombalamıştır.

Mondros Anlaşması gereği silahlar teslim olacaktır. İnebolu Kaymakamı iyi silahları kaçırır, bozukları bırakır.

Müslüman Türkün sulu tarlasına ve canlı hayvanına el koymaya başlayınca Millî Mücadele, Kuvâ-yı Milliye kurularak başlamıştır. İlk gruplardan Hamdi Reis ve arkadaşları silahlanır.

İngilizler gece silah getirirken yakalayan Zarbanalı Sadullah Ağa’ya kızanları, yakındaki Patrios Hristiyan köyünde suçüstü basarlar. Durum kaymakama şikâyet edilir. O da silahları sakladığı yeri Sadullah Ağa’ya söyler. Bunun üzerine 41 kişilik bir milis kuvvet oluşturulur.

Açıklardan silah sevkiyatı olanca gücüyle devam eder. Denk kayıkları şu anda dolgu olmuş Türk evinin dibine kadar gelir.

Analarımız, dedelerimiz hepsi bir parça yükü sırtlanır ve yola çıkarlar. Küre’yi aşarlar, Kastamonu’ya, Çankırı’ya ve Ankara’ya ulaştırırlar. Sanırım köy köy götürürler.

Kurtuluş Savaşı’nda 35 bin anamız destek verdi. Neden biliyor musunuz? 2 milyon 850 bin askerden geriye 560 bin sakat ve hastalıklı asker kalmıştı.

Şerife Bacı bu yolda donarak şehit oldu. Çocuğunu ve silahı korudu.

Bu yolu çok inceledim, gittim de. 9-10-11 Haziran’da üç günlük anma yürüyüşü var. Hep hayalim katılmak.

Siz artık düşünün, bu silahlar kaç günde Ankara’ya ulaşıyor!?

Kurtuluş Savaşı’nı inkâr eden, Amerika’ya beynini teslim etmiş insanlar; analarımızın yolunu boş yürüyebiliyorsa vatandaşlığa alınsın, yürüyemiyorsa vatandaşlıktan çıkarılsın!?

Bunlar önce Osmanlı’da Amerika’ya 465 okul açtırdılar. Osmanlı’yı batırdılar. Sonra ellerine ilk fırsat geçtiğinde, 1952’de tüm orduyu Amerika’ya teslim ettiler.

Madem dönüp dönüp Amerika’ya teslim edeceksin, bu kadar anamız, askerimiz ve insanımız neden yok oldu?

Başkentin Constantinepolis diyorsun, bana Müslümanlık taslıyorsun. Kilise açıyorsun, din elden gitti diyorsun. Düşman başına diyecek her şeyi yapıyorsun.

En ilginci ise Topal Ağa’nın buraya kadar geldiğinin resmini bulmak oldu. Dolaşıyorum. Kore gazisi buldum, konuştum. Derken köprüde dururken birine soru sordum:

“Topal Ağa’nın buralara kadar geldiğini biliyor musun?”

“Ben torunuyum ama söylemeye korkuyorum. Babam da dedemin etkisiyle buraya gelmiş ama iftiranın biri bin parça.”

Bu toplumun beyin işgali gerçekleşmiş.

Müzede bir şahıs da gizliden Atatürk’e iftira atan belgelerle sakallı sakallı dolaşıyordu. Belgelere baktım. İftira attıkları bir kahramanın eşinin yeğeni yanındaydı. Adam utandı, evrakları bıraktı.

Ey Türk milleti! Hangi akılla analarımızın, dedelerimizin verdiği Millî Mücadele’yi kirletmeye çalışırsın?

Adama dedim ki:

“Şu tepedeki kilise Osmanlı zamanında yapıldı. Patrios Köyü Osmanlı zamanında doluydu. Şimdi yoklar. Ne satıyorsun sen?”

Müslüman adına olduğunu sakın söyleme. Çünkü başkentin, Constantinepolis dediğin yerin, yüzde 67’si Hristiyan ve Yahudiydi.

Zaten Amerika’nın da İngiltere’nin de anlayamadığı şey şuydu:

Osmanlı’nın 16. asırda sürdüğü, okullarını kapattığı Müslüman Türk Karadeniz ve Toros dağlarına saklandı. Soykırıma uğrayanlardan gelebilenler oldu.

Derdin ne? İbadetini yapıyorsun, camin var. Kilise de kapanmış. Bunun ötesi nedir?

Şehirler Hristiyandı, Müslüman oldu. Derdiniz nedir sizin?

Yazık değil mi milyonlarca insanımızın öldürülmesine? Yazık değil mi?

Siz nasıl Müslümanlarsınız? Türk olunca sizin kategorinize girmiyor mu?

Camilerde bu şehitlere ve gazilere dua edilmeyecekse, hiçbir davada yoksanız, sizinle Putin’in yanına gidip başımıza neler geleceğini ondan bari öğrenin.

Ey Putin, ikiye bir Montrö’de biz de varız diyorsun. Bunu Türkiye’de anlayan kimse yok.

Hayırlı olsun.

 

 

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Hazır Site by Uzman Tescil